10 Haziran 2012 Pazar

ben sık sık iyileşirim

madem yok denecek kadar az, neden kısaca yok denmiyor, çok yalnız kalınca bunu düşünüyorum. çok yalnızım da sanki az yalnız olsam daha mı iyi olacaktı? az çok ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? çok az anlaşılmak şefkatine sarındım. yeni tanıştık, biraz fazla ileri gitmiş olabilirim. gittiğim yerde beni bekleyen bir kuş sürüsü yok. en fazla jonathan. onun da çok fazla lafını etmeye değmez.

ben hiç, bir makinistle tanışmadım mesela. tanışsam ilk sorum demirden korkup korkmadığı olur. öyle olsa trene binmeyeceğini söyler büyük ihtimal ya da bana "senin aklın başında mı?" der. yüzme bilmeyen biri su içmekten korkmuyorsa, siz beni ne ile suçluyorsunuz diye sitem edip, imdat frenini çekerim. benim çektiğim bana yeter, rica ederim siz yolunuza devam edin. ben hiçbir tren yolcuğunda biriyle de tanışmadım mesela. tanışsam ilk anlatacağım hikaye "hadi baba gene yap" olur. bu yaptığım ne kadar doğru olur bilemem, ne kadar yanlış olduğunu da. yolculuk nereye böyle de diyebilirim. daha önce karşılaşmadığımıza emin misiniz? sizinle aynı dünya üzerinde dönüyor olmaktan aldığım hazzı, dünyalara değişmem. beni tanımıyorsunuz bile, neler söylüyorsunuz böyle? bu ne cüret derseniz, daha önce hiç görmediğiniz bir yıkıma şahitlik edeceğinizi garanti ediyorum, hem de sizi tanımadığım halde. rica ederim, beni yalnız bırakın. yalnız, bırakın da en azından, son sözlerimi söyleyeyim: bu dünya oraya gitmez.

bu bakışların altındaki küçümsemeyi biliyorum. beni şaşırtan bu kadar büyük bir kibri, o küçücük yerde nasıl barındırdığınız. hayır, siz haklısınız. şu sessizliği bir daha sağlayabileceğimi bilsem ben de halime gülerim. size ortaklık edebilirim, tahammül asla. şu misafirlik bir bitsin, bakın ben size neler edeceğim. bakın yine yanlış anlamaya meyilli gibisiniz ve ben çok, buradan kayarak denize düşecek ve yine kendime sarılacak gibiyim. çok mu çekilmez biriyim, sabrınızın sınırını mı zorluyorum, midenizi mi bulandırıyorum? rica etsem, beni bir ömürlüğüne idare eder misiniz? çok müşkül durumdayım ve aklımdaki işgalden ötürü, biraz yardıma ihtiyacım var. biraz kesenin ağzını açarsanız, ortalığı batırmamak için elimden gelen gayreti göstereceğim. çok teşekkür ederim, bu yaptıklarınızı hiç unutmayacağım. sizin için çok güzel bir son hazırlıyorum. pişman olmanıza bile fırsat vermeden, sizi bu zahmetten kurtaracağım.

bu bir pipo değil. şiddete şiddetle karışıyım. tahdidi bir davranışla sizi sadece canınızla ve malınızla korkutmak istemem. hepinizi tashih ederim, sözüm teşbihten dışarı. eğer bana bir fırsat tahsis edilirse yani neden olmasın, neden bir insan arıtma tesisi kurma fikri hayata geçmesin? ben her şeyi planladım. parlak bir düşünceden faydalanan panellerle enerji ihtiyacını giderip, abartılı ideallerle de iş gücünü karşılamayı düşünüyorum. arındırma konusunda gönüllülüğe dayalı bir sistem tahayyül ediyorum. istemeyen pisliği içinde rahatça ölebilir. atıklarla alakalı da en ufak bir endişeniz olmasın, bütün zehrinizi içime akıtabilirsiniz. hepinizi, içinizin kurumundan kurtaracağım. ciğerlerinizin ederini kıymete bindireceğim. yaptıklarımız, yapacaklarımızın garantisidir. babam da bir iş adamıydı ve girdiği bütün işleri batırdı. inanın teşekküre gerek yok. sadece adıma bir hatıra ormanı büyütüp, ateşe verirseniz sevinirim.

siz niye üzerinize alıyorsunuz? benim tek yaptığım, karşıma kendimi alıp konuşmak. olmadık yerde aranıyorsunuz. oysa ben sizi elimle oymuş gibi kör edebilirim. hayır, nefret edecek kadar umursamıyorum henüz sizi. yalnızca ümitlerime katık ediyorum. çünkü kendi başımın etini yemek çok yavan geliyor, yaşadığımız aynı dünya mı? bu konuda bir yardımcı olun istiyorum sadece. abim bir kere "adamın aklıyla arası yok ki" demişti. şu akıl ettiğim şeyleri görse, gözlerinin dolacağından eminim. göz pınarları önüne baraj kurma fikrimden bahsetmiş miydim size?

5 yorum:

  1. mahmut abi, gözlerimden öpersin.

    YanıtlaSil
  2. tepkilerde neden hep olumlu bir şeyler seçmek zorundayız

    YanıtlaSil
  3. bilakis hiçbir şey seçmek zorunda değilsiniz.

    YanıtlaSil
  4. daha cok yazmani umursuyoruz sevgili omer gamyuku. virgulu nereye koyacagimi bilemedim. belki de gerekmiyor bi yere virgul koymak. virgulu dogru yere koyma enstitusunu yazabilir misin bir de.

    YanıtlaSil